Bir önceki yazımda Antalyaya tatile gittiğimi söylemiştim. 6 günlük kısa bir tatildi, anlatılacak pek bir atraksiyonu yoktu
1 Mayısta İstanbula ayak bastım. 1 Mayıstan beri günlerim hep koşturmacalı geçiyor.
Üstüste binen birçok iş ve sorun çıktı ortaya. Okul dahil (bkz. mezuniyet organizasyonu)
Hani bazen öyle durumlar olurki ucundan tutacak birisi lazımdır. O işi başkası yapmaz ve ilgilenirsiniz. Sonra zor duruma girersiniz işte aynen öyle.
Fazla işle aynı anda ilgilenmek durumunda kalıyorum. Evde yatıp uyumayı özledim, oh ulan 1 ay tatilim hadi çifte telli atayım diyeceğim zamanlar gelecek mi? HAYIR!.. Yada işin yarın biter mi sorusuna ne zaman EVET! diyebileceğim. Bunları düşünüyorum.
Anneler günü geçirdik, hediye almaya fırsat olmadı bu sefer. Birkaç güne (hangi birkaç gün belli değil erteleniyor habire kesinleşince haber vericem) Berker geliyor. Ahey ahey… Kendisiyle beraber çalışıcaz bir süre. Senelerdir planladığımız gibi yani. Bu süre zarfında evimde misafir edicem, hatta yatağımda. -Hop şişt! yanlış anlamayın
Başım bağlı. – Bu günlerin trafikten uzak ve eğlenceli geçmesi dileğiyle diyelim.
Rüya piyasasına girmiştim biliyorsunuz. Arşiv genişletildi. 8,5 bin küsür rüya tabiri yer alıyor sitede. Ayrıca günlük falınızıda okuyabilirsiniz artık
Rüya piyasası güzelmiş. Bebeğinizin tonla siteyle rekabetini izlemek çok güzel bir duygu… Gerçi Anıl hala bu piyasada seni yaşatmazlar diyor ama
Bunun yanında başka bir piyasaya daha giriyorum. Projenin isim anneliğini sevgili Çiğdem yaptı. Ya topçu ya popçu diyorlar ama alışamadım. Emeğe saygı diyin, yakında duyururuz.
Ayrıca sevgili sevgilime burdan sesleniyorum, senden beklediğim bir sürü fotoğraf var? Onları edinip bana yollar mısın artık!
Yine bir uzun ara verdik, Antalyada tatildeydim… Geldim, yıkılmadım ayaktayım. Daha uzun bir yazı yazıcam
Yazıyı bitirmeden, MSN’de iletim “yoğun” du, ve afacanımdan süper iğrenç bir espri geldi!
¨ Dilara ~ || ¨ renacimiento (piano piano partizanniii):
yoğun mu
d=m/v den yoğunluğunu ölçersek senin kütle 65di yani m=65 hacminde 70 falan olsa yoğnluğun 1e yakın bir şey çıkar
yoğun değilsin uhh
byselim | sessiz eller:
bunu blog a koyayımmı
Aslında yazıya Rüyalar Yorumlar isimli Rüya sözlüğü sitemi daha önce duyurmuştum diye başlayacaktım
Sonradan farkettim ki, aslında hiç böyle şeyler olmamış. Ben paranoyaklık belirtileri göstermeye başlamışım… Neyse duyurmuş olduk.
Efendim şaka bir yana, 1-1,5 ay kadar önce Rüyalar Yorumlar yayın hayatına başladı. İncelediğim kadarıyla en büyük arşive sahip diyebilirim. 8500 e kadar rüya tabiri bulunuyor bu arşivde. Kendim bile önceden diğer kaynaklara bakarken daha fazlasını bulabiliyorum Rüyalar Yorumlar da…
Berker sağolsun 1 hafta kadar önce sitenin tasarımı elden geçirildi ve sonunda SİTE diyebildim
Hizmetinizdedir, backlinklere duacıyızdır!
Edit : Sitede artık 8500 küsür rüya tabiri bulunmakta
Son yazımdan bu yana 16 gün geçmiş… İlgisizliğin alakasızlığın bu kadarı. İştahsızlık yaşadığımı söylemiştim. Yazasım yoktu? Yavaş yavaş geliyor.
16 gün uzun bir zaman
Yarım ay… Neler oldu neler bitti aklıma geldiği kadarıyla aktarmaya çalışayım. Öncelikle yıkılmadım ayaktayım. Okulda alınan kararlardan sonra, 18 Nisan itibariyle raporlu olacağız. Bu nedenle tüm sınavların tarihleri 1-2 hafta geriye alındı. Bu ne demek oluyor? Güne sığmayacak kadar sınav olması
Sadece Salı günü 5 tane sınav olduk. 2. sınavlar bitmeden diğer derslerden 3. sınavları olmuştuk. Bugünle beraber 2 gün kaldı. Beklenmedik bir durumdu aslında. Mayıs diye düşünüyorduk. 2 haftalık bir dönemi birkaç gün içine sığdırmaya çalışıyoruz. Tabi sevilen kişilerden, sınıftan ayrılmak var. Acı bir durum. Cuma günü kesin duygusal anlar yaşanır. Böhüea!
Anlayacağınız şekilde şu sıralar okul ile çok meşgulüm. Alışılmadık bir durum değil mi? Neyseki az kaldı bu duruma seviniyorum. Ayrıca birkaç işte üst üste geldi. Bir şekilde atlatılacak. Uykusuzluk sorunum yeniden canlandı. Uyumak istiyorum! Uyumak istiyorum! Saatlerce uyumak istiyorum.
Tüm bunlar olurken, hayatımda bir değişiklik oldu. Daha doğrusu bir yenilik. Güzel, tatlı, narin bir yenilik… Yakında öğrenirsiniz
Birkaç yenilik daha var, daha doğrusu haber. 16 gün sürecinde herkes dallandı budaklandı, BLOGLANDI! Yakın dostlarımızdan S. Yunus Erol, SanalCafe de başlattığı Yazmak İstedim! serisini açtığı bir blogta devam ettirme kararı aldı
Bu yüzden önce hayırlı olsun www.yazmakistedim.com diyorum. Çiğdem de Yunusu kıskanmış, ve dırdır yapıp başının etini yemiş olacak ki oda blogsuz kalmadı, ve bloglandı…
Bu yüzden tekrardan hayırlı olsun www.bloglandim.com
Özellikle Çiğdem in temasını çok beğendim. Benden bahsetmiş, teşekkür etmiş. Bende teşekkür edeyim, ne demek hanfendi, her zaman yanınızdayız diyelim. Takip edelim, ettirelim.
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne..
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin..
Demeyeceksin işte!.
Yaşarsın çünkü..
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki..
Çok sevmeyeceksin mesela, o daha az severse kırılırsın..
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o`nu sevdiğinden
Çok sevmezsen, çok acımazsın..
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem..
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini..
Hatta elini,ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin..
Senin değillermiş gibi davranacaksın..
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın..
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın..
Çok eşyan olmayacak mesela evinde..
Paldır küldür yürüyebileceksin..
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin..
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları..
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak..
“O benim” diyeceksin!.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..
Mesela gökkuşağı senin olacak..
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın..
Mesela turuncuya, ya da pembeye..
Ya da cennete ait olacaksın..
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın..
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat..
İlişik yaşayacaksın..
Ucundan tutarak..
Can Yücel
Yorumlar