30 Mart 2008 | Kategori : Video
Kurtlar Vadisinin son bölümünde Muro karakterinin yaptığı süper bir taklit
Oyunculuğunu takdir ediyorum.
[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=chXHN-iGtro[/youtube]
Şu aralar Bitenekadar.com a gözatar oldum hergün… Sürümden kazanmanın en büyük örneklerinden biri. 2 Ürün aldım, birincisi daha önce başka bir yerde 25 milyona gördüğüm renk değiştiren saatti. Çok tatlı bişey, hoşuma gitmişti.
Görür görmez aldım, 9.90 şekerim! 2 gün sonra ise 100 adet boş dvd nin 19 milyona satıldığını gördüm. Onuda alıverdim
Saatim bugün kargoya verilmiş.
Beni dahada mutlu eden birşey BiteneKadar ın kullanıcı dostu olması diyebilirim
Yönetim farketmişki saatlerin içinde Türkçe kullanma klavuzu yok. Bu yüzden İngilizceyi tercüme edip, ürünü alan her kullanıcının posta kutusuna bu kullanma klavuzunu yollamışlar
Okudum bir çırpıda… Dokununca renk değiştirecek artık saatim.
Sabahları onunla uyanıcam. Yuppiiiiii.
Sevgili kuzenim 1 hafta kadar önce Wii alarak süper hayırlı bir iş yaptı… İlk günden başladı tabiki turnuvalar… 6 kişi yapılan, tenis turnuvasının hepimizde bıraktığı bir iz vardı. Kol ağrıları.
Bu akşamda kuzenimdeydim ve tenis oynadık birkaç kişi
Neyseki bugün kolum ağrımıyor. Ama sağlıklı yaşam için iddalı olduğunu söyleyebilirim böylece. Biraz alıştıktan sonra bu zevk vermeye başlıyor. Kol ağrılarıda olmayınca ideal. Kalp hızını kontrol eden, harcanan kalori ölçen bir cihazla kontrol edilirse fark edilecektir.
Bir süre sonra bende bir Wii almayı düşünüyorum. Tabi Wii için korsan çiplerde piyasada yayılmaya başlamış. Oyunlarda zaten yaygınlaşmaya başladı. Tadından yenmez artık. İnternetten download yaygınlaştıkça korsan piyasası bile duraksamaya başladı. Korsancılar kan ağlıyor. Onlardan birşey alan yokki yauw. İnternetten çekerim ne vericem 2 milyon diyor millet. Eskiden alırım korsanını ne vericem 100 milyon derdi
Bir ara yoğunluktan çektiğim hiçbir filmi izleyemez hale gelmiştim. Yoğunluğum geçince hepsini bir bir izlemeye başladım. Juno ile başladım. Başrolde Hard Candy deki ufacık tefecik içi dolu turşucuk kızımız Ellen Page oynuyor… Cinsel ilişki sonrası beklenmedik bir hamilelik yaşayan 16 yaşındaki kızımızın hikayesi diyebiliriz
Biraz dram biraz komediydi. Uzun zaman sonra izlediğim en iyi filmlerden biri diyebilirim. İzlerken tamamiyle zevk aldım. Ellen ın başarılı oyunculuğu ise takdire değer. Ayrıca aşık olunası bir karakter çıkartmıştı
Juno dan sonra, Jumper ı izlemeye başladım. Ordan oraya hoplayan zıplayan, ışınlanan bir gencimiz. Acıdım üzüldüm, kalbime ağrılar girdi. Başları eğlenceliydi. Ama sonlara doğru sıkılmaya başladım. Yinede başarılı bir yapım olmuş diyebilirim. Ama sinemada izlemenizi tavsiye etmem. DVD lik
Daha sonra kuzenimin siparişiyle çektiğim The Mist e başladım. Bir Stephen King filmi. Ama tövbe ettim artık bu adamın filmlerini izlemeyi istemiyorum artık. Film boyunca salak salak şeyler, aptal dialoglar. Mantıksız bir senaryo -fantastik olsada karakterler arasında mantıklı düşüncelerde yoktu- beni fazlasıyla sıktı. İzlediğime pişman oldum
Daha sonra yine arşivimde duran fakat vakitsizlikten tozlanan The Nines a başladım. Umutluydum
Güzel bir film olmalıydı
40. dk ya doğru kapattım. Kafa yoramam
American Gangster hala arşivimde durmakta. Yatağıma uzanıp laptoptan izlemeye başlıyorum fakat 3 saatlik film. Onu bir günde bitirmem imkansız… Uyumaya başlıyorum ve yazık oluyor. En zinde günümde bi çırpırda izlemem gerek
Yoksa unutucam gidecek.
Takip ettiğim dizilerden bir Lost kaldı yayında. Hepsi sezonu bitirdi, tatile girdi vs. Lost ise her bölüm sonu bir sürü teoriyle uykusuzluğa sürüklüyor beni… Perşembe günlerini çekiyoruz tabi yeni bölümü için. Bizim bakkal, fırıncı, nalbur, manav her kez takip etmeye başlamıştır artık Lost u. Bilmeyen kaldı mı? Yeni bölüm lost bende
Tedarikçi olarak hizmetinizdeyim.
Dipnot : Filmler 1 haftalık bir süre içinde izlenmiştir… Hepsini 1 günde izlemem konu bile olamaz.
Yine bir iştahsızlık var üzerimde, yemeklerden de tat almamaya başladım. Kantincinin suçu hepsi! Hayattan soğuttun Salih abi beni… Artık kantinden çıkarken “salih abeaaay bana bi yolluh yap” demek bile gelmiyor içimden.
Okula gitmek ayrı bir tiksinti olmaya başladı. Değişen okul saatleri beni 7,5 ta okulda olmaya zorluyor. Beceremiyorum. Neyseki 4 haftam kaldı. Ama sanırım bu iştahsızlığımın geçmesi yakındır. Aceleyle başlayan sınavlar, yine aceleyle bitirilmeye çalışılacak. Bu şu demek oluyor. Bir günde 3-4 sınav
Napalım, son senemiz katlanacağız.
Bu arada Berker beni çok rahatlatıyor. Yanlış anlaşılmasın, küfür seansları düzenlemeyi düşünüyorum onunla beraber. Relax hale geliyoruz ikimizde, bir iki üç hastkr! Mutluluk kelebeğim benim.
Şu aralar kazık atan 2-3 kişi oldu
Hepsi beni mi bulur… Neyse kazık atanı kazığa oturturuz…
İçimde ayrı bir stres var. Memati ölecek mi ya? Rüyama giriyor… Rüya dedim aklıma geldi, dün de Reha Muhtar geldi rüyama. Acı varmı acı diyor. Yaw git diyorum. Yapıştı bırakmıyor terbiyesiz.
Uykum mu geldi benim? Evet. Yatıcam mı? Hayır…
Yorumlar