Bir ara yoğunluktan çektiğim hiçbir filmi izleyemez hale gelmiştim. Yoğunluğum geçince hepsini bir bir izlemeye başladım. Juno ile başladım. Başrolde Hard Candy deki ufacık tefecik içi dolu turşucuk kızımız Ellen Page oynuyor… Cinsel ilişki sonrası beklenmedik bir hamilelik yaşayan 16 yaşındaki kızımızın hikayesi diyebiliriz
Biraz dram biraz komediydi. Uzun zaman sonra izlediğim en iyi filmlerden biri diyebilirim. İzlerken tamamiyle zevk aldım. Ellen ın başarılı oyunculuğu ise takdire değer. Ayrıca aşık olunası bir karakter çıkartmıştı
Juno dan sonra, Jumper ı izlemeye başladım. Ordan oraya hoplayan zıplayan, ışınlanan bir gencimiz. Acıdım üzüldüm, kalbime ağrılar girdi. Başları eğlenceliydi. Ama sonlara doğru sıkılmaya başladım. Yinede başarılı bir yapım olmuş diyebilirim. Ama sinemada izlemenizi tavsiye etmem. DVD lik
Daha sonra kuzenimin siparişiyle çektiğim The Mist e başladım. Bir Stephen King filmi. Ama tövbe ettim artık bu adamın filmlerini izlemeyi istemiyorum artık. Film boyunca salak salak şeyler, aptal dialoglar. Mantıksız bir senaryo -fantastik olsada karakterler arasında mantıklı düşüncelerde yoktu- beni fazlasıyla sıktı. İzlediğime pişman oldum
Daha sonra yine arşivimde duran fakat vakitsizlikten tozlanan The Nines a başladım. Umutluydum
Güzel bir film olmalıydı
40. dk ya doğru kapattım. Kafa yoramam
American Gangster hala arşivimde durmakta. Yatağıma uzanıp laptoptan izlemeye başlıyorum fakat 3 saatlik film. Onu bir günde bitirmem imkansız… Uyumaya başlıyorum ve yazık oluyor. En zinde günümde bi çırpırda izlemem gerek
Yoksa unutucam gidecek.
Takip ettiğim dizilerden bir Lost kaldı yayında. Hepsi sezonu bitirdi, tatile girdi vs. Lost ise her bölüm sonu bir sürü teoriyle uykusuzluğa sürüklüyor beni… Perşembe günlerini çekiyoruz tabi yeni bölümü için. Bizim bakkal, fırıncı, nalbur, manav her kez takip etmeye başlamıştır artık Lost u. Bilmeyen kaldı mı? Yeni bölüm lost bende
Tedarikçi olarak hizmetinizdeyim.
Dipnot : Filmler 1 haftalık bir süre içinde izlenmiştir… Hepsini 1 günde izlemem konu bile olamaz.
Yine bir iştahsızlık var üzerimde, yemeklerden de tat almamaya başladım. Kantincinin suçu hepsi! Hayattan soğuttun Salih abi beni… Artık kantinden çıkarken “salih abeaaay bana bi yolluh yap” demek bile gelmiyor içimden.
Okula gitmek ayrı bir tiksinti olmaya başladı. Değişen okul saatleri beni 7,5 ta okulda olmaya zorluyor. Beceremiyorum. Neyseki 4 haftam kaldı. Ama sanırım bu iştahsızlığımın geçmesi yakındır. Aceleyle başlayan sınavlar, yine aceleyle bitirilmeye çalışılacak. Bu şu demek oluyor. Bir günde 3-4 sınav
Napalım, son senemiz katlanacağız.
Bu arada Berker beni çok rahatlatıyor. Yanlış anlaşılmasın, küfür seansları düzenlemeyi düşünüyorum onunla beraber. Relax hale geliyoruz ikimizde, bir iki üç hastkr! Mutluluk kelebeğim benim.
Şu aralar kazık atan 2-3 kişi oldu
Hepsi beni mi bulur… Neyse kazık atanı kazığa oturturuz…
İçimde ayrı bir stres var. Memati ölecek mi ya? Rüyama giriyor… Rüya dedim aklıma geldi, dün de Reha Muhtar geldi rüyama. Acı varmı acı diyor. Yaw git diyorum. Yapıştı bırakmıyor terbiyesiz.
Uykum mu geldi benim? Evet. Yatıcam mı? Hayır…
Büyük teknoloji marketlerden biri olan Bimeks e yabancı bir ortak geliyor. İngiltere merkezli RP Capital Group şirketi Bimeks in 49% una talip oldu… 2 sene içinde RP Capital Bimeks in 49% unu satın alacak. Bu satın almanın ne kadara gerçekleşeceği belli değilmiş.
Yabancı ortak mağaza sayısını 28 den 43 e çıkartmayı hedefliyormuş. Şuanda pazar payı 10% civarında olan şirket, yeni dönemde 15% lik bir pazar payına hakim olmayı amaçlıyor
Daha önceki bir yazımızda Vista SP1 ön-final sürümünden bahsetmiştik. Aradan geçen 2 aydan sonra final sürümü çıktı
Tabiki şimdilik kısıtlı dillerde…
Buradan buyurun
Değeri dostlarımızdan İzzet Arpacı kişisel blog yayına sokmuş, hayırlı olsun diyelim. Helal blogtur. Takip ediniz.
http://blog.izzetarpaci.com
Yorumlar